May
26
    
Posted (Burak Nebioğlu) in İnternet, Kişisel on Mayıs-26-2010

Hiç merak ettinizmi 20 yıl sonra nasıl olacağım acaba? İnternette dolaşırken böyle ilginç bir siteye denk geldim. Siteye resminizi yüklüyorsunuz ve size yirmiyıl sonraki halinizi gösteriyor. Kendi resmimi yükledim ve baktım açılcası kendimden ürktüm :) . Neyse denemesi bedava denemek isteyen http://www.in20years.com/ sitesinden bakabilir.


 
Şub
22
    
Posted (Burak Nebioğlu) in Sinema on Şubat-22-2010

Son zamanlarda Türk sinema filmlerine ilgi arttı. Türkiye’de sinema sektörü halen olması gereken yerde değil. Birçok animasyon sahneleri, aksiyon sahneleri yabancı çözüm ortakları ile hallediliyor.

İki tanıdık komedyenden birbirine yakın tarihli diyebileceğimiz film geldi her ikisini de izleyenleriniz vardır.  Read the rest of this entry »


 
Oca
18
    
Posted (Burak Nebioğlu) in Aktüel, Kişisel, Sinema on Ocak-18-2010

Yeni yılın başlaması ile yoğun tempolu iş hayatı da bende başlamış oldu. Üç hafta boyunca yoğun şekilde ekip arkadaşlarımla birlikte projelerimize çalıştık. Sosyal yaşamdan biraz uzak kaldık anlıya cağınız. Derken bu gidişe son verelim dedik ve hafta sonu bi sinema sefası yapalım dedik. Read the rest of this entry »


 
Eki
28
    
Posted (Burak Nebioğlu) in Aktüel on Ekim-28-2009

Reklamlardada görmüşsünüzdür vodefon numarasını taşıyanlara her ay 100 kontör yüklemek süretiyle 6 ay boyunca ayda 250 dkk her yöne konuşma süresi veriyor. Bu son reklam kampanyasınıda görünce artık vodefona numara taşımak lazım dedim. Read the rest of this entry »


 
Eki
07
    
Posted (Burak Nebioğlu) in Kategorilenmemiş on Ekim-7-2009

Cmsturk.net formunda emy adlı üyenin paylaştığı hikayeyş bende sizlerle paylaşmak istedim.

Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettiğini görmüş. Hemen oğlunun yanına koşmuş ve çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış. Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye götürmüş. Doktor, çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da elinden bir şey gelmemiş ve çocuğun iki elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmış. Çocuk ameliyattan çıkıp gözlerini açtığında, bandajlı ellerini fark etmiş ve gayet masum bir ifadeyle, “Babacığım, kamyonuna zarar verdiğim için çok üzgünüm.” demiş ve sonra babasına şu soruyu sormuş: “Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?” Babası eve dönmüş ve hayatına son vermiş…
Birisi masaya süt döktüğünde ya da bir bebeğin ağladığını işittiğinizde bu öyküyü hatırlayın. Çok sevdiğiniz birine karşı sabrınızı yitirdiğinizi anladığınızda, önce biraz düşünün. Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan kemikler ve incinen duygular hiçbir zaman onarılamaz; genellikle kişiyle performansı arasındaki farkı göremeyiz. İnsan hata yapar. Hepimiz hata yaparız. Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan şeyler, insanı sonsuza kadar rahatsız eder. Harekete geçmeden önce durun ve düşünün.
Sabırlı olun. Anlayış gösterin ve sevin..


 
Tem
31
    
Posted (Burak Nebioğlu) in Kişisel on Temmuz-31-2009

Bu yaz özel sektörde ilk çalışmama başladım ve dün ilk maaşımı almış bulunuyorum. Almaz olaydım, almaz olaydım çünkü maaşı alır almaz bitti gibi bir şey :) . İstanbul gibi bir yerde geçinmek gerçekten güç. Harcamalarınız bayağı artıyor. Kredi kartı borçları sağa sola ödemeler derken pek bir şey kalmadı paradan. Read the rest of this entry »


 
May
04
    
Posted (Burak Nebioğlu) in İnternet on Mayıs-4-2009

TeknoKalem TV nin yeni programını Aydın’da çektik. Çekim doğa ile iç içe bir ortamda gerçekleşti. Oldukca keyifli bir konuşma oldu. Programda TeknoKalem’in yeni yapılanmasından bahsettik vede TeknoKurs sitesinin yeni yazarlarından Bilal Yürük’ü sizlere tanıttık. İzlemek isteyen arkadaşlar TK tv sayfasından yeni oluşumumuz hakında adlı programı izleyiniz


 
Nis
28
    
Posted (Burak Nebioğlu) in Kişisel on Nisan-28-2009

İstanbul’da yaşadığım bir olayı sizlere aktarmak istiyorum. Orda liseden arkadaşım olan Atıf ‘la buluştuk baya gezdirdi bizi İstanbul’da sağ olsun daha sonra İstanbul üniversitesi yakınlarında bir mekana çay içmeye gittik. Mekânın adı tam olarak aklıma gelmiyor şuan ama güzel mekandı. Bitki çayları güzeldi özellikle. Neyse mekândan ayrılırken orda yetkili kişiye şunu sordum ” pardon wc nerede biliyor musunuz? ” dedim arkadaş ters ters baktı bana bende tedirgin oldum doğal olarak acaba farkında olmayarak yanlış bir şeymi dedim diye düşündüm adam ” Ne wc si wc nedir dedi” bende “ tuvalet ağabey” dedim :)   adamda ” Wc değil hela hela dedi ” ve yerini gösterdi. Adama bir şey diyemedim çünkü haklıydı ben bile bazen Türkçenin böyle Türkçe ile alakası olmayan kelimelerle bozulmasından yakınırken farkında olmayarak kendimde aynı şeyi yapıyorum, daha sonra çıkarken adamı beni bu şekilde ikaz etmesinden dolayı tebrik ettim teşekkür ettim  oda gülümsedi kalktı boynuma sarıldı. Düşündüm de belki birbirimizi hep böyle bozmamız , uyarmamız lazım Türkçe olmuyan kelimeler kullandığımızda. Ama şu bir gerçek ki artık wc demeyeceğim :) gelin hep beraber demeyelim onun yerine güzel Türkçemizin kelimelerini tercih edelim.


 
Nis
28
    
Posted (Burak Nebioğlu) in Kişisel on Nisan-28-2009

Bugün sabah Aydın’a ulaştım. Ani oluşan İstanbul seyahati oldukca hareketli geçti. İstanbul’da uzun süre birlikte birçok projelere imza attığımız Hakan arkadaşımla tanışmakda nasip oldu. Cuma gittim okulda internet reklamcılığı ile alakalı sunumum olmasından dolayı erken dönmek zorunda kalmıştım.  Zaten gitmekte anlık oldu hesapta olmuyan birşeydi yani. Hakan’da arkadaşı Murat’la tanıştırdı, Murat’da asp uzmanı arkadaşı Hakan’la birlikte bir şirketin web departmanında destek veriyorlar. İstanbul ziyareti oldukca bereketli geçti fikir ve beyin fırtınası açısından yeni proje fikirlerle Aydın’a dönmüştüm, inşallah hayırlı olur


 
Nis
12
    
Posted (Burak Nebioğlu) in Kişisel, Yazılım on Nisan-12-2009

Normalde bilgisayarımı 6 ayda bir format atardım. Sistemi baştan temiz kurardım çünkü 6 ay sonra bilgisayar bir hayli yavaşlıyor hatalar artıyor. En son formatımda yedekleri çekmem biraz zor oldu sistem baya çökmüş gibiydi. Şuan yeni kurumlumda hem pardus hemde windows xp kurdum. Pardus’dan ilk izlenimlerim çok güzel. Baya hoşuma gitt. Windows’da olmasını istediğim bazı şeyleri Pardus’da görmem beni şaşırttı. Örnek verecek olursam windows xp de dosya kopyalarken aynı isimli dosya varsa ya üzerine yazdırır sana yada kopyalamayı iptal edersiniz dosyanın ismini değiştirip kopyalamaya işlemine devam edersiniz. Hep aklıma gelmiştir neden aynı pop up penceresinde bize dosyaya yeni isim vermemizi önemiyor acaba. Pardus’da böyle bir özellik var. Eğer aynı isimde dosya yada klasör varsa aynı pop up penceresinde yüklediğiniziz dosya yada klasöre yeni isim verebiliyorsunuz. Daha sonra herhangibir codec paketi yüklemeden videoları izleyebildim pdf dosyalarını ofis dökümanlarını başarılı şekilde ek yazılım yüklemeden açtım.  Bunlar sadece ilk izlenimlerim ilerliyen zamanlarda pardus hakkında sizlere daha fazla bilgi vereceğim.