Oca
18
    
Posted (Burak Nebioğlu) in Aktüel, Kişisel, Sinema on Ocak-18-2010

Yeni yılın başlaması ile yoğun tempolu iş hayatı da bende başlamış oldu. Üç hafta boyunca yoğun şekilde ekip arkadaşlarımla birlikte projelerimize çalıştık. Sosyal yaşamdan biraz uzak kaldık anlıya cağınız. Derken bu gidişe son verelim dedik ve hafta sonu bi sinema sefası yapalım dedik.

Adını sıkça duyduğum avatar filmine sonunda gitmeye karar verdik. Üç boyutlu izlemek isterdim fakat Zeytinburnu Kale Center’da 3 boyutlu sinema olmayanca biletleri iptal edemedik, girelim izleyelim dedik.

Film insanın hayal dünyasını tetikleyecek cinsten, bulunduğumuz dünyadan farklı bir dünyayı bize sergiliyor. Genelde arkadaşlarımın bana övdüğü filmleri izlemeye gittiğimde memnun kalmamıştım, sebebi ise aşırı beklentiden kaynaklanıyordu galiba, fakat avatar filmi herkesçe övülmesine rağmen hoşuma gitti bu sefer.

Film bende birazda günümüzdeki çok uluslu şirketleri anımsattı. Filmde sadece maddi beklenti için koca doğayı ve yaşam analını hiçe sayarak yok etmeyi düşünen taraflar. Günümüzde de aynı şekilde kazanç adına kural tanımayan çok uluslu şirketler gözümün önüne geldi. Günümüzdeki birçok çok uluslu şirket yalnızca karı maksimize etmeyi düşünürler insanlık adına doğa adına geleceğe güzel ve yaşanır dünya bırakma gibi kaygıları yoktur. Krizde de en çok bu firmalar etkilendi fark ederseniz. Çünkü bu hayatta ne yaparsanız tıpkı bir ayna gibi geri size dönüyor. Ne ekersen onu biçersin hesabı. Avatar filminde insan ırkından olan kişilerin diğer ırka yardımıyla doğayı ve yaşam alanlarını korumak adına mücadele içerisine giriyorlar ve başarılı oluyorlar. Günümüzde bu kadarda şanslı değiliz çünkü geri dönüşü olmayan problemler şuan bizim dünyamızda. Yukarda demiştim ya hayat ayna gibidir yaptığınız iyi ve kötü şeyler muhakkak size gelip buluyor. Kriz zamanındada Japon firmalarının birçoğu Amerikan asıllı çok uluslu şirketlere göre daha sağlam durabildiler. Bunun sebebi Japonların iş hayatında ve yaşamlarında benimsedikleri Kaizen Felsefesininde etkileri muhakkak vardı fakat bunun yanında çalışanlarına geleceklerine firmaların önemsemesi ve değer vermesi büyük katkıda bulundu. Haberlerde duyduk falanca Japon firmasında çalışanlar kiriz zamanında firmalarına katkıda bulunmak için 2000 dolarlık alışveriş yaptılar. Bunu bir Amerikan firmasında duymadık duyamazsınızda çünkü böyle bir duyarlılık alabilmeniz için sizinde zamanında çalışanlarınıza ve geleceğinize bazı konularda duyarlı olmanızı gerektirir. Bunu bu şekilde sağlarsınız. Firma kültürünüz sadece kazanç odaklı olursa böyle bir şeyi çevrenizden beklemeyemessiniz.

Daha önce Türkiye’deki kot taşlama atölyeleri gündeme gelmişti. Atölyede çalışan insanların 30 lu yaşlarda iş yapamaz hale gelmesi. Tedavisi mümkün olmayan rahatsızlılar vs. Sırf bir pantolonu daha düşük maliyete üretebilmek adına insan sağlığı üzerinde yapılan oyunlar. Bu olay gündeme geldi olayla ilgili devlette bir takım hareketlenmeler oldu. Bu olaylar sonrasında daha modern ve insan sağlığına elverişli atölyeler kurulmasını beklerdik. Fakat öyle olmadı atölyeler Hindistan gibi 3. dünya ülkelerine taşında ve aynı sağlık oyunu orda sürmeye devam etti. Üstelik bu üretim yerleri dünyaca marka olmuş büyük kot pantolon markaları idi. Yani gene kazanç adına kural tanımayan çok uluslu şirket davranışını gördük.

Bu arada başlığımız avatardı bir  filmden nerelere gelmişizJ . Sonuç olarak güzel bir filmdi zevklen izledik. Üç boyutlu izlemeyi arzu etmiştik fakat kısmet değilmiş.


Comments:
Oğulcan on Şubat 3rd, 2010 at 10:16 #

Geçen gün Okan Bayülgen’in programını izliyordum.Öyle açıklamalar yaptı ki katılmamak elde değil.Bir çok sahnenin ç(alıntı) olaylarınsa bazı kitaplardan parça parça alındığını ve AVATAR yapımcısının bunu kabullendiğini anlattı.Ayrıca resim ve kitap hakkında bilgi de verdi.

admin on Şubat 3rd, 2010 at 14:03 #

Doğrudur oğulcan senaryo çok uzun yıllarda hazırlandığı belirtiliyor eğer sağdan soldan alıntı yapıldığı doğruysa reklam amaçlı senaryonun birkaç yılda hazırlandığı söylenmiş olabilir ki bunun örneklerini çok gördük, insanların medyanın ilgisini çekmek için böyle şeyler yapılabiliyor.

Oğulcan on Şubat 3rd, 2010 at 16:34 #

Hani sadece söylese belki yalan yada kandırma amaçlı bilgi olduğunu düşünme şansımız olabilirdi.Fakat resimlerle beraber sununca o ihtimal de ortadan kalkıyor.

Post a comment

Name: 
Email: 
URL: 
Comments: